Medeni Hukuk vaka sorularının en sevilen konularından biri, bir kişinin hukuken ne zaman "yok" sayılacağıdır. Gaiplik, ölüm karinesi ve birlikte ölüm karinesi arasındaki ince çizgiler, özellikle miras hukuku sonuçları açısından kritik önem taşır. Bu yazıda, bu üç temel kavram arasındaki farkları netleştirerek, en karmaşık sorularda bile doğru sonuca ulaşmanızı sağlayacağız.
Ölüm Karinesi: Şüpheye Yer Bırakmayan Durum (TMK m. 31)
Ölüm karinesi, bir kişinin ölümüne artık kesin gözüyle bakılmasını gerektiren bir olay içinde kaybolması durumunda, cesedi bulunamasa dahi o kişinin gerçekten ölmüş sayılmasıdır. Buradaki anahtar kelime "kesinliktir". Örneğin, infilak eden bir uçakta yolcu listesinde adı olan veya okyanusta battığı teyit edilen bir gemide bulunan bir kişinin durumu, ölüm karinesine girer. Olayın niteliği, kişinin hayatta kalma ihtimalini ortadan kaldırmıştır.
Hukuki sonucu oldukça nettir: Kişi, olayın gerçekleştiği andan itibaren ölmüş kabul edilir. Bu durumun tespiti için mahkeme kararına gerek yoktur; o yerin en büyük mülkî amirinin emriyle nüfus kütüğüne "ölü" kaydı düşülür (TMK m. 44). Mirasçılar için bunun anlamı, terekenin (mirasın) o an itibarıyla açılması ve miras haklarının kesin olarak kazanılmasıdır.
"Hukuk, belirsizliği değil, hayatın gerçeklerine dayalı öngörülebilirliği hedefler."
Gaiplik ve Birlikte Ölüm: Mahkeme Kararı ve İspat Sorunları
Ölüm karinesinin aksine, gaiplik ve birlikte ölüm karinesi belirsizlik ve ispat sorunları üzerine kuruludur. İşte bu iki kavramı ve ölüm karinesinden farklarını ayırt etmenizi sağlayacak temel noktalar:
- Gaiplik (TMK m. 32): Kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolması (1 yıl bekleme süresi) veya kendisinden uzun zamandır (5 yıl bekleme süresi) haber alınamaması durumunda, ölüm ihtimalinin "kuvvetli" olması üzerine mahkeme kararıyla kişinin hukuken ölmüş sayılmasıdır. Burada ölüm kesin değil, kuvvetle muhtemeldir. Miras, mirasçılara güvence (teminat) göstermeleri karşılığında teslim edilir. Bu, gaibin bir gün ortaya çıkma ihtimaline karşı bir korumadır.
- Birlikte Ölüm Karinesi (TMK m. 29): Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğünün ispat edilemediği durumlarda, hepsinin aynı anda ölmüş sayılmasıdır. Bu durum, birbirine mirasçı olan kişilerin aynı olayda (örn: trafik kazası, deprem) hayatını kaybetmesi halinde önem kazanır. Temel sonucu, bu kişilerin birbirlerine mirasçı olamamalarıdır. Her birinin mirası, sanki diğeri yokmuş gibi kendi altsoylarına veya diğer yasal mirasçılarına geçer.
- Temel Fark - Süreç: Ölüm karinesi için mahkeme kararı gerekmezken, gaiplik kararı mutlaka yetkili sulh hukuk mahkemesi tarafından verilir. Birlikte ölüm karinesi ise bir ispat sorununu çözen yasal bir varsayımdır.
- Temel Fark - Miras: Ölüm karinesinde miras kesin olarak intikal eder. Gaiplikte ise mirasçılar teminat göstermek zorundadır. Birlikte ölüm karinesinde ise kişiler birbirinin mirasına konamazlar.
Sonuç
Vaka sorularını çözerken kendinize sormanız gereken ilk soru şudur: Olayda ölüm kesin mi, yoksa kuvvetle muhtemel mi? Bu sorunun cevabı sizi ölüm karinesi ile gaiplik arasında doğru yola sokacaktır. Eğer birden fazla ölen ve aralarında mirasçılık ilişkisi olan kişi varsa, aklınıza hemen birlikte ölüm karinesi gelmelidir. Bu kavramları doğru anlamak, Medeni Hukuk netlerinizi artırmanın anahtarıdır. Bu konularla ilgili yüzlerce vaka sorusunu çözmek için HMGS Cepte uygulamasını hemen indirin.